<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kilit TV</title>
    <link>https://www.kilittv.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kilittv.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 16:49:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların Gözlerini Tehdit Eden 6 Yaz Riski!]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/cocuklarin-gozlerini-tehdit-eden-6-yaz-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/cocuklarin-gozlerini-tehdit-eden-6-yaz-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'>Okulların tatil olmasıyla birlikte çocuklarda telefon, tablet ve bilgisayar başında geçirilen süre artarken, yaz mevsimine özgü çevresel faktörler de göz sağlığı açısından önemli riskler oluşturuyor.<strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu</strong> 'Çocukların gözleri gelişim sürecinde olduğu için uzun süreli ekran maruziyeti ve çevresel faktörler nedeniyle yaz döneminde göz kuruluğu, kızarıklık, kaşıntı ve alerjik göz şikayetleri daha sık görülüyor. Ayrıca koyu renk camlı gözlüklerin koruma sağladığı şeklinde toplumda yaygın bir inanış var. Oysa <strong>güneş gözlüğünün yalnızca koyu renk camlı olması UV koruması sağladığı anlamına gelmiyor' </strong>diyor. Dr. Çolakoğlu, çocuklarda göz sağlığını tehdit eden 6 yaz riskini sıraladı, alınması gereken önlemlere yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong>Ekran süresinde artış</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'>Tatilde çocukların telefon, tablet ve bilgisayar kullanım sürelerinin artması göz yorgunluğu, kuruluk, yanma, batma ve odaklanma problemlerine yol açabiliyor. Bu nedenle ekran süresini birlikte planlamanız, ayrıca ekran karşısında her 20 dakikada bir en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakarak gözlerini dinlendirmesi konusunda alışkanlık kazandırmanız büyük önem taşıyor.<strong> </strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong> </strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong>Havuz ve deniz</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'>Havuzdaki klor ve hijyen sorunlarının yanı sıra deniz suyundaki tuz, kum ve mikroorganizmalar gözlerde tahriş, kızarıklık, yanma ve enfeksiyon riskini artırabiliyor. Özellikle havuzda, mümkünse denizde de gözü tam saran koruyucu yüzme gözlüğü kullanılması gözlerin tahriş edici etkenlerden korunmasına yardımcı oluyor. Havuz veya denizden çıktıktan sonra gözlerin temiz suyla durulanması, kirli ellerle gözlere temas edilmemesi, ortak havlu kullanılmaması ve gözlerin ovuşturulmamasına özen gösterilmesi gerekiyor.</span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong>Kontakt lensle deniz ya da havuza girmek</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'>Kontakt lensler, denizde ya da havuzda bulunabilen bakteri, mantar ve diğer mikroorganizmaların lens yüzeyine tutunmasını kolaylaştırarak kornea enfeksiyonu riskini artırabiliyor. Ayrıca klorlu ve tuzlu su, lensin yapısını bozarak gözlerde tahriş, batma ve rahatsızlık hissine yol açabiliyor. Yüzme sırasında kontakt lens kullanılmaması, zorunlu durumlarda ise tek kullanımlık lenslerin tercih edilmesi ve sudan çıktıktan hemen sonra çıkarılarak atılması büyük önem taşıyor. </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong>Güneş ışınları</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'>Dr. Emel Çolakoğlu 'Yoğun ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak gözlerde tahriş ve rahatsızlığa yol açarken, korunmasız UV maruziyeti, katarakt başta olmak üzere bazı göz hastalıklarının gelişme riskini artırabiliyor' diyor. Çocuğun dışarı çıkarken <strong>UV korumalı</strong> güneş gözlüğü kullanması, güneşe çıplak gözle bakmaması ve çok güneşli ortamlarda şapka takmasının göz sağlığını korumada önemli rol oynadığını vurgulayan Dr. Çolakoğlu '<strong>Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine güneş gözlüğünün yalnızca koyu renk camlı olması UV koruması sağladığı anlamına gelmez. Bu nedenle UV400 veya yüzde 100 UV koruması sağlayan gözlükler tercih edilmelidir' diye konuşuyor. </strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong> </strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong>Yaz alerjileri</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'>Yaz aylarında polenler, çimenler, toz, küf sporları ve diğer çevresel alerjenler çocuklarda alerjik göz şikayetlerini artırabiliyor. Bu durum gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, batma ve göz kapaklarında şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Çocukların gözlerini ovuşturması, şikayetlerin şiddetlenmesine ve göz yüzeyine zarar verebileceğinden dolayı bundan kaçınmak büyük önem taşıyor. </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong>Klima </strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'> </span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'>Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu 'Aşırı sıcakların etkisiyle klimalı ortamlarda uzun süre bulunmak gözyaşı filminin daha hızlı buharlaşmasına neden olup gözlerde kuruluk, batma, yanma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi şikayetlere yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüze veya göze üflemesi bu etkileri artırabiliyor. Bu nedenle klimanın hava akımının doğrudan çocukların yüzüne gelmemesine dikkat edilmeli, çok kuru ortamlardan kaçınılmalı ve çocukların gün boyunca yeterli sıvı tüketmeleri sağlanmalıdır' diyor. </span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/cocuklarin-gozlerini-tehdit-eden-6-yaz-riski</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/07/cocuklarin-gozlerini-tehdit-eden-6-yaz-riski.jpg" type="image/jpeg" length="26690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2 Böbreğinde Kanser Tespit Edildi, Diyalize Girmeden Sağlığına Kavuşt]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/2-bobreginde-kanser-tespit-edildi-diyalize-girmeden-sagligina-kavust</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/2-bobreginde-kanser-tespit-edildi-diyalize-girmeden-sagligina-kavust" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde her iki böbreğinde kanser tespit edilen 46 yaşındaki hasta, iki aşamalı böbrek koruyucu cerrahiyle sağlığına kavuştu. Başarılı operasyonların ardından hastanın böbrek fonksiyonlarının normal olduğu bildirildi.</p> <p> </p> <p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği'nde gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla, her iki böbreğinde de kanser tespit edilen 46 yaşındaki hasta, böbrekleri korunarak sağlığına kavuştu.</p> <p>Yan ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran Ali Yeşil'in yapılan tetkiklerinde her iki böbreğinde de kötü huylu tümör tespit edildi. Tedavi süreci kapsamında ilk olarak sol böbrekte bulunan ileri evredeki kitle açık yöntemle parsiyel nefrektomi ameliyatıyla çıkarıldı. Yaklaşık bir ay sonra ise sağ böbrekte yer alan kitle, laparoskopik parsiyel nefrektomi yöntemiyle kapalı ameliyatla alındı.</p> <p> </p> <p>Böbrekler Korundu</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Üroloji Uzmanı Uzm. Dr. Emrah Kızılay, geçmişte bu tür vakalarda her iki böbreğin tamamen alınmasının gerekebildiğini, bunun da hastaları diyalize bağımlı hale getirdiğini belirtti.</p> <p>Günümüzde ise uygun hastalarda böbrek koruyucu cerrahilerin başarıyla uygulanabildiğini ifade eden Kızılay, 'Her iki böbreği de koruyarak hastamızın tedavisini tamamladık. Böbrek fonksiyonları normal seviyelerde ve takipleri sağlıklı şekilde devam ediyor.' dedi.</p> <p><br /> Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</p> <p> </p> <p>Üroloji Klinik Şefi Uzm. Dr. Mehmet Levent Akbulut ise böbrek kanserinde erken teşhisin tedavide büyük önem taşıdığını vurguladı.</p> <p>Akbulut, uygun hastalarda uygulanan böbrek koruyucu cerrahiler sayesinde hastaların yaşamlarına sağlıklı şekilde devam edebildiğini belirterek, 'Kliniğimizde bu tür ileri cerrahi işlemler başarıyla uygulanmaktadır.' ifadelerini kullandı.</p> <p><br /> Yan ağrısı, sigara kullanımı ve hipertansiyon gibi risk faktörlerine sahip kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini kaydeden Akbulut, gelişen görüntüleme yöntemleri sayesinde böbrek tümörlerinin daha erken evrede tespit edilebildiğini söyledi.</p> <p> </p> <p>Hastadan Teşekkür</p> <p><br /> Başarılı tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Ali Yeşil ise yan ağrısı nedeniyle hastaneye başvurduğunu, yapılan tetkiklerde her iki böbreğinde de tümör tespit edildiğini belirterek, başarılı ameliyatlar sayesinde yeniden sağlığına kavuştuğunu ve tedavisinde emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/2-bobreginde-kanser-tespit-edildi-diyalize-girmeden-sagligina-kavust</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/07/2-bobreginde-kanser-tespit-edildi-diyalize-girmeden-sagligina-kavust.jpeg" type="image/jpeg" length="45228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen Malatya'da Hasan Ulutaş Güven Tazeledi]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/saglik-sen-malatyada-hasan-ulutas-guven-tazeledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/saglik-sen-malatyada-hasan-ulutas-guven-tazeledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık-Sen Malatya Şubesi'nin 7. Olağan Genel Kurulu'nda Hasan Ulutaş yeniden şube başkanlığına seçildi. Genel kurulda birlik, beraberlik ve sendikal dayanışma mesajları öne çıktı.</p> <p> </p> <p>Sağlık-Sen Malatya Şubesi'nin 7. Olağan Genel Kurulu, Malatya Ramada Otel'de geniş katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda birlik, beraberlik ve istişare vurgusu ön plana çıkarken, mevcut Şube Başkanı Hasan Ulutaş yeniden göreve seçildi.</p> <p> </p> <p>Genel kurula Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Yasin Barutçu, Memur-Sen Malatya İl Temsilcisi Hüseyin Söylemez, Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, Eğitim-Bir-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Aziz Dinçer, Sağlık-Sen Şanlıurfa Şube Başkanı Abdulkadir Yabir, Sağlık-Sen Adıyaman Şube Başkanı Yakup Çelik, Sağlık-Sen Ağrı Şube Başkanı Fevzi Mağal, Sağlık-Sen Elazığ Şube Başkanı Selçuk Kılıç ile çok sayıda davetli ve sendika üyesi katıldı.</p> <p><br /> Genel kurulda konuşan Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Yasin Barutçu, sendikanın bugüne kadar sağlık ve sosyal hizmet çalışanları adına elde ettiği kazanımları anlatarak, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek çalışmalar hakkında bilgi verdi. Barutçu, sendikal mücadelenin birlik ve dayanışma içerisinde daha da güçleneceğini ifade etti.</p> <p><br /> Yeniden Şube Başkanlığına seçilen Hasan Ulutaş ise tüm üyeleri kapsayan, ortak akıl ve istişare kültürünü esas alan bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.</p> <p><br /> Ulutaş, 'Birlik ve beraberlik içerisinde, tüm üyelerimizin görüşlerine değer vererek şubemizi daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışacağız.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p>Yoğun katılımla gerçekleştirilen genel kurul, iyi dilek ve temennilerin paylaşılmasının ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/saglik-sen-malatyada-hasan-ulutas-guven-tazeledi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 21:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/07/saglik-sen-malatyada-hasan-ulutas-guven-tazeledi.jpeg" type="image/jpeg" length="73414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Ömer Kalı Darende'ye Veda Etti: 'Hakkınızı Helal Edin']]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/dr-omer-kali-darendeye-veda-etti-hakkinizi-helal-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/dr-omer-kali-darendeye-veda-etti-hakkinizi-helal-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ömer Kalı, Yazıhan Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine atanması dolayısıyla Darende'ye veda etti. Görev süresinde hayata geçirilen sağlık yatırımlarını değerlendiren Kalı, Darende halkına teşekkür ederek helallik istedi.</p> <p> </p> <p>Yaklaşık 10 aydır Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi'nde başhekim olarak görev yaptığını belirten Dr. Ömer Kalı, bu süreçte hastanenin sağlık hizmetlerini güçlendirmek adına önemli adımlar attıklarını söyledi.</p> <p> </p> <p>Görev süresi boyunca Kulak Burun Boğaz (KBB), Enfeksiyon Hastalıkları ve Psikiyatri branşlarında yeni uzman hekimlerin göreve başladığını ifade eden Kalı, ilçe hastanelerinde örneği bulunmayan kardiyoloji kadrosunun da açıldığını belirtti. Kalı, kadrolu kardiyoloji uzmanının kısa süre içerisinde göreve başlamasıyla Darendelilerin bu alanda da ilçede hizmet alabileceğini kaydetti.</p> <p> </p> <p>Fizik tedavi ünitesindeki yoğunluğu azaltmak amacıyla ikinci fizik tedavi uzmanı kadrosunun açıldığını dile getiren Kalı, böylece hastalara daha hızlı ve etkin sağlık hizmeti sunulacağını söyledi.</p> <p>Hastaneye kazandırılan 20 yataklı yeni servisin de kısa süre içerisinde hizmete gireceğini belirten Kalı, bu yatırımla birlikte hastanenin kapasitesinin daha da artacağını ifade etti.</p> <p> </p> <p>Görev yaptığı süre boyunca temizlik hizmetlerinden ameliyat organizasyonlarına kadar birçok alanda iyileştirme gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kalı, ameliyat sayılarının artırıldığını, il dışına sevk oranlarının azaltıldığını ve hasta memnuniyetini ön planda tutarak hizmet verdiklerini söyledi.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Darende'de görev yapmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu ifade eden Dr. Ömer Kalı, 'Bu süreçte elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Darende halkından büyük sevgi ve destek gördüm. Herkese gönülden teşekkür ediyorum. Haklarını helal etmelerini rica ediyorum. Benim de herkese hakkım helal olsun.' dedi.</p> <p> </p> <p>Yazıhan Devlet Hastanesi'nde başhekim olarak görevine devam edeceğini belirten Kalı, Darende halkına sağlık, huzur ve mutluluk temennisinde bulunarak, 'Darende'de görev yapmak benim için büyük bir onurdu. Allah'a emanet olun.' ifadeleriyle veda etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/dr-omer-kali-darendeye-veda-etti-hakkinizi-helal-edin</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/07/dr-omer-kali-darendeye-veda-etti-hakkinizi-helal-edin.jpeg" type="image/jpeg" length="26710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından Hipertansiyona Karşı Erken Tanı ve Sağlıklı Yaşam Vurgusu]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/uzmanindan-hipertansiyona-karsi-erken-tani-ve-saglikli-yasam-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/uzmanindan-hipertansiyona-karsi-erken-tani-ve-saglikli-yasam-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı, aynı zamanda Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulmecit Afşin, toplumda en yaygın görülen kronik hastalıkların başında yer alan hipertansiyona ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyonun erken tanı ile kontrol altına alınabilen ancak çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Afşin, düzenli tansiyon ölçümünün, sağlıklı beslenmenin ve fiziksel aktivitenin hastalığın önlenmesi ve kontrol altına alınmasında temel unsurlar olduğunu vurguladı.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyonun hem dünyada hem de ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirten Dr. Afşin, kardiyoloji, iç hastalıkları, endokrinoloji ve nefroloji alanlarında yapılan epidemiyolojik çalışmaların, Türkiye'de 18 yaş üzerindeki erişkin bireylerin yaklaşık üçte birinde hipertansiyon bulunduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyonun görülme sıklığının yaşam tarzındaki değişiklikler, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak her geçen yıl arttığını belirten Dr. Afşin, gerekli koruyucu önlemlerin alınmaması halinde önümüzdeki yıllarda hastalığın toplumdaki yaygınlığının daha da artmasının beklendiğini söyledi.</span></span></span></p> <h2><span style='font-size:16pt'><span style='font-family:'Aptos Display',serif'><span style='color:#0f4761'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyon Hayati Organlarda Kalıcı Hasara Yol Açabiliyor</span></span></strong></span></span></span></h2> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyonun yalnızca kan basıncının yükselmesi anlamına gelmediğini ifade eden Dr. Afşin, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun zaman içerisinde kalp, beyin, böbrek ve damar sistemi üzerinde ciddi hasarlar oluşturduğunu belirtti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Yüksek tansiyonun kalp yetmezliği, kalp krizi, ritim bozuklukları, inme, beyin kanaması, böbrek yetmezliği ve görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabildiğini vurgulayan Dr. Afşin, bu nedenle hipertansiyonun erken dönemde tespit edilerek tedavi edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</span></span></span></p> <h2><span style='font-size:16pt'><span style='font-family:'Aptos Display',serif'><span style='color:#0f4761'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>'Hastaların Yaklaşık Yarısı Hipertansiyon Hastası Olduğunu Bilmiyor'</span></span></strong></span></span></span></h2> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyonun en önemli özelliklerinden birinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi olduğunu belirten Dr. Afşin, hastaların yaklaşık yüzde 50'sinin herhangi bir şikâyet yaşamadan yıllarca hipertansiyonla yaşayabildiğini söyledi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Belirti görülen hastalarda ise en sık enseden başlayan zonklayıcı baş ağrısı, çarpıntı, göğüs ağrısı, kulakta uğultu, bulanık görme ve ritim bozukluğu gibi yakınmaların ortaya çıkabildiğini ifade eden Dr. Afşin, birçok hastanın ise ilk kez kalp krizi, beyin kanaması veya böbrek yetmezliği gibi ciddi tablolar nedeniyle sağlık kuruluşuna başvurduğunda hipertansiyon tanısı aldığını dile getirdi.</span></span></span></p> <h2><span style='font-size:16pt'><span style='font-family:'Aptos Display',serif'><span style='color:#0f4761'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Düzenli Tansiyon Ölçümü Erken Tanı İçin Büyük Önem Taşıyor</span></span></strong></span></span></span></h2> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyon tanısının günümüzde oldukça kolay konulabildiğini belirten Dr. Afşin, aile sağlığı merkezlerinde, hastanelerde, eczanelerde ve ev tipi otomatik tansiyon cihazlarıyla güvenilir ölçümler yapılabildiğini söyledi.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>40 yaş ve üzerindeki bireylerin yılda en az bir kez tansiyonlarını ölçtürmelerini öneren Dr. Afşin, ailesinde özellikle genç yaşta hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerde ise düzenli tansiyon takibine 30 yaşından itibaren başlanmasının uygun olacağını ifade etti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyonun genetik geçiş özelliği bulunan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Afşin, aile öyküsü bulunan bireylerde düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.</span></span></span></p> <h2><span style='font-size:16pt'><span style='font-family:'Aptos Display',serif'><span style='color:#0f4761'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Sağlıklı Beslenme Hipertansiyonun Kontrolünde Temel Unsurlardan Biri</span></span></strong></span></span></span></h2> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyon gelişiminde genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzının da belirleyici olduğunu belirten Dr. Afşin, özellikle yüksek tuz tüketimi, hazır ve işlenmiş gıdaların sık tüketilmesi ile fiziksel hareketsizliğin hastalık riskini artırdığını ifade etti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Bilimsel çalışmalarla etkinliği gösterilen DASH beslenme modelinin hipertansiyon kontrolünde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Dr. Afşin, bu beslenme modelinin sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sağlıklı yağlardan zengin; işlenmiş gıdalar ile aşırı tuz tüketiminin ise sınırlandırıldığı dengeli bir beslenme düzenini içerdiğini söyledi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Beyaz ekmek ve rafine un yerine tam buğday, çavdar ve yulaf gibi tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesini öneren Dr. Afşin, liften zengin beslenmenin hem kalp damar sağlığını desteklediğini hem de hipertansiyon kontrolüne katkı sunduğunu ifade etti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Baklagillerin kaliteli bitkisel protein kaynakları olduğunu belirten Dr. Afşin, mercimek, nohut, kuru fasulye ve bezelye gibi besinlerin düzenli olarak tüketilebileceğini söyledi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Balık ve hindi etinin dengeli beslenmenin önemli bileşenleri arasında yer aldığını ifade eden Dr. Afşin, işlenmiş et ürünlerinin ise yüksek tuz içerikleri nedeniyle mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini kaydetti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Şekerli içecekler, paketli ve hazır gıdaların fazla miktarda sodyum içerdiğine dikkat çeken Dr. Afşin, bu ürünlerin sık tüketiminin hipertansiyon gelişimini kolaylaştırabileceğini belirtti.</span></span></span></p> <h2><span style='font-size:16pt'><span style='font-family:'Aptos Display',serif'><span style='color:#0f4761'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Kahve ve Çay Tüketiminde Ölçülü Davranılmalı</span></span></strong></span></span></span></h2> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Kahve tüketimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Afşin, kan basıncı kontrol altında olan bireylerde ölçülü kahve tüketiminin genel olarak sorun oluşturmadığını ifade etti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Bununla birlikte, kan basıncı çok yüksek seyreden ve henüz kontrol altına alınmamış hipertansiyon hastalarının kahve tüketiminde dikkatli olmaları gerektiğini belirten Dr. Afşin, tansiyon kontrolü sağlandıktan sonra hekim önerileri doğrultusunda tüketime devam edilebileceğini söyledi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Her gün bir kupa yeşil çayın da dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Dr. Afşin, kullanılan ürünlerin güvenilir kaynaklardan temin edilmesinin önemine dikkat çekti.</span></span></span></p> <h2><span style='font-size:16pt'><span style='font-family:'Aptos Display',serif'><span style='color:#0f4761'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Düzenli Fiziksel Aktivite Kan Basıncını Düşürmeye Katkı Sağlıyor</span></span></strong></span></span></span></h2> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyonla mücadelede ilaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de büyük önem taşıdığını belirten Dr. Afşin, teknolojinin gelişmesiyle birlikte günlük yaşamda fiziksel hareketliliğin belirgin şekilde azaldığını söyledi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Günlük yaşam içerisinde daha fazla hareket edilmesini öneren Dr. Afşin, kısa mesafelerde yürüyüşün tercih edilmesi, merdiven kullanımının artırılması ve bisiklet kullanımının teşvik edilmesinin kalp damar sağlığı açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Haftada en az beş gün, 40-45 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini belirten Dr. Afşin, yürüyüşün yanı sıra yüzme ve bisiklet gibi aerobik egzersizlerin de hipertansiyon kontrolüne katkı sağladığını dile getirdi.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Son yıllarda yapılan çalışmaların direnç egzersizlerinin de kan basıncı üzerinde olumlu etkiler gösterdiğini belirten Dr. Afşin; şınav, squat, plank ve 'wall sit' gibi egzersizlerin uygun kişilerde düzenli uygulanmasının damar elastikiyetini artırarak tansiyon kontrolünü destekleyebileceğini ifade etti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Egzersiz programlarının bireyin yaşı, mevcut hastalıkları ve fiziksel kapasitesi dikkate alınarak planlanması gerektiğini vurgulayan Dr. Afşin, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin egzersize başlamadan önce hekim değerlendirmesinden geçmelerinin önem taşıdığını söyledi.</span></span></span></p> <h2><span style='font-size:16pt'><span style='font-family:'Aptos Display',serif'><span style='color:#0f4761'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları Tedavinin Ayrılmaz Bir Parçası</span></span></strong></span></span></span></h2> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hipertansiyonun önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Abdülmecit Afşin, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, ideal vücut ağırlığının korunması, tuz tüketiminin azaltılması ve düzenli tansiyon takibinin hipertansiyonla mücadelede temel yaklaşımlar arasında yer aldığını ifade etti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Aptos',serif'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Vatandaşların herhangi bir şikâyetleri olmasa dahi belirli aralıklarla tansiyonlarını ölçtürmeleri gerektiğini belirten Dr. Afşin, erken tanı sayesinde hipertansiyona bağlı gelişebilecek kalp-damar hastalıkları, inme ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinin mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/uzmanindan-hipertansiyona-karsi-erken-tani-ve-saglikli-yasam-vurgusu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/07/uzmanindan-hipertansiyona-karsi-erken-tani-ve-saglikli-yasam-vurgusu.jpg" type="image/jpeg" length="33342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğanşehir Devlet Hastanesi'nde Bir İlk: İki Özellikli Ameliyat Başarıyla Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/dogansehir-devlet-hastanesinde-bir-ilk-iki-ozellikli-ameliyat-basariyla-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/dogansehir-devlet-hastanesinde-bir-ilk-iki-ozellikli-ameliyat-basariyla-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen mide perforasyonu ameliyatı ile onkoplastik meme cerrahisi başarıyla tamamlandı. İki hasta da tedavilerinin ardından sağlıklı şekilde taburcu edildi.</p> <p> </p> <p>Malatya Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen mide perforasyonu ameliyatı ile onkoplastik meme cerrahisi başarıyla tamamlandı. İl Sağlık Müdürlüğü, iki özellikli cerrahi girişimin başarıyla sonuçlandığını açıkladı.</p> <p><br /> İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, karın ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran 23 yaşındaki hastada yapılan tetkiklerde mide perforasyonu (mide delinmesi) tespit edildi. Acil olarak ameliyata alınan hastanın mide delinmesi, başarılı bir cerrahi müdahaleyle onarıldı.</p> <p><br /> Hastanede gerçekleştirilen bir diğer operasyonda ise 68 yaşındaki bir hastaya, Türkiye'de sınırlı sayıda sağlık merkezinde uygulanabilen onkoplastik meme cerrahisi kapsamında Paralelogram İntraglandüler Flep yöntemiyle meme kitlesi başarıyla çıkarıldı.</p> <p> </p> <p>Her iki hastanın da tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından sağlıklarına kavuşarak taburcu edildiği bildirildi.</p> <p><br /> Başarılı operasyonların, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Özgürcan Öcalan ile ameliyathane ekibinin koordineli çalışmasıyla gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, ilçe hastanesinde ilk kez uygulanan bu cerrahi girişimlerin sağlık hizmetlerinde ulaşılan nitelikli seviyeyi ve uzman kadronun yetkinliğini ortaya koyduğu ifade edildi.</p> <p><br /> İl Sağlık Müdürlüğü açıklamasında, ilçe hastanelerinde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya, özellikli cerrahi işlemleri vatandaşların bulundukları ilçelerde erişilebilir hale getirmeye ve güçlü sağlık altyapısını geliştirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/dogansehir-devlet-hastanesinde-bir-ilk-iki-ozellikli-ameliyat-basariyla-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/07/dogansehir-devlet-hastanesinde-bir-ilk-iki-ozellikli-ameliyat-basariyla-yapildi.jpeg" type="image/jpeg" length="14535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Stres ve Obezite Kalp Krizini Tetikliyor: Uzmanından Hayati Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/stres-ve-obezite-kalp-krizini-tetikliyor-uzmanindan-hayati-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/stres-ve-obezite-kalp-krizini-tetikliyor-uzmanindan-hayati-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Biçeroğlu, günümüzde artan kronik stres, hareketsiz yaşam tarzı ve obezitenin kalp rahatsızlıklarını doğrudan tetiklediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Kalp sağlığını korumada erken tanı, düzenli egzersiz ve doğru beslenmenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Biçeroğlu, tıp teknolojisindeki büyük gelişmelere rağmen kalp krizini önceden kesin olarak gösterecek bir tetkiğin henüz geliştirilemediğini hatırlattı.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Kalbi Tehdit Eden Psikososyal Faktörler: Stres ve Gelir Düzeyi</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Kalp rahatsızlıklarında obezite, sigara, alkol kullanımı, yüksek kolesterol ve hipertansiyon gibi klasik risk faktörlerinin yanı sıra psikososyal etkenlerin de belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Dr. Serdar Biçeroğlu; bireylerin gelir düzeyi, eğitim seviyesi, çevresel etkenler ve özellikle günlük hayatta maruz kalınan kronik stresin kalp hastalığı riskini ciddi ölçüde artırdığına dikkat çekti.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Beslenmede Altın Kurallar: Neler Tüketilmeli, Nelerden Kaçınılmalı?</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Hayat boyunca sürekli çalışan ve tüm organlar için yaşamsal bir konumda olan kalbi korumak için beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi. Kalp sağlığını destekleyen ve kesinlikle uzak durulması gereken gıdalar şu şekilde sıralandı:</span></span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Tüketilmesi Önerilenler:</span></strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'> Mevsimsel meyve ve sebzeler, tam tahıllar, bakliyat çeşitleri, zeytinyağı ve omega-3 yönünden zengin olan balıklar.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Kaçınılması Gerekenler:</span></strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'> Tuz, şeker, doymuş yağlar, işlenmiş karbonhidratlar, işlenmiş et ürünleri ve katkı maddeli hazır gıdalar.</span></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Düzenli egzersiz yapmanın ve sigara başta olmak üzere tütün ürünlerinden tamamen uzak durmanın kalp sağlığını korumada en etkili kalkan olduğu vurgulandı.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Teknolojik Gelişmeler Ölüm Oranlarını Düşürdü</span></strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Kalp hastalıklarında erken tanı ve uzman hekim gözetiminde yürütülen tedavi süreçlerinin hastalara büyük avantaj sağladığını ifade eden Biçeroğlu, damar tıkanıklıklarına müdahalede teknolojinin geldiği noktayı şu sözlerle özetledi:</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>'Kalbi besleyen damarların görüntülenmesi (koroner anjiyografi) hastalıkların anlaşılması için büyük fırsatlar vermiştir. Zaman içinde teknolojinin ilerlemesiyle artık en ince, kıvrımlı ve hatta tam tıkalı damarlara bile balon yapmak, stent yerleştirmek mümkün hale gelmiştir. Stent yerleştirmede hastalığın fazı ve tipi önem kazanırken, stentlerle birlikte kullanılan yeni nesil ilaçların gelişmesi tedavi başarısını artırmış ve ölüm oranlarını ciddi ölçüde azaltmıştır.'</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/stres-ve-obezite-kalp-krizini-tetikliyor-uzmanindan-hayati-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/07/stres-ve-obezite-kalp-krizini-tetikliyor-uzmanindan-hayati-uyarilar.jpg" type="image/jpeg" length="25501"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UMKE'den Nefes Kesen Tatbikat]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/umkeden-nefes-kesen-tatbikat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/umkeden-nefes-kesen-tatbikat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'da UMKE personeline yönelik düzenlenen eğitim programı, gerçeğini aratmayan tatbikatla tamamlandı. Afet ve acil durum senaryolarının uygulandığı tatbikatta ekipler, müdahale kabiliyetlerini sahada test etti.</p> <p> </p> <p>Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan 2026 Yılı Faaliyet Planı kapsamında Malatya'da Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeline yönelik eğitim programı başarıyla tamamlandı.</p> <p> </p> <p>Program kapsamında, 21 katılımcının yer aldığı UMKE Temel Eğitimi ile UMKE Medikal Kurtarma ve Uygulamaları Eğitimi gerçekleştirildi.</p> <p>Afet ve acil durumlarda görev alan personelin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan eğitimlerde, teorik bilgilerin yanı sıra sahada karşılaşılabilecek olaylara yönelik uygulamalı çalışmalar da yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p>Eğitimin son gününde ise destek kurumların katılımıyla gerçeğini aratmayan bir tatbikat gerçekleştirildi. Hazırlanan senaryolar doğrultusunda ekipler, yaralılara ulaşma, olay yeri yönetimi, medikal müdahale ve tahliye süreçlerini uygulamalı olarak yerine getirdi. Tatbikat sayesinde katılımcıların afet ve acil durumlara müdahale kabiliyetleri pekiştirildi.</p> <p> </p> <p>Yetkililer, afetlere hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekerek, benzer eğitim ve tatbikatların belirli aralıklarla sürdürüleceğini ifade etti.</p> <p> </p> <p>Öte yandan eğitim ve tatbikat sürecine verdikleri katkılar dolayısıyla AFAD İl Müdürlüğü, Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Battalgazi Belediyesi, Battalgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Malatya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne teşekkür edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/umkeden-nefes-kesen-tatbikat</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/umkeden-nefes-kesen-tatbikat.jpeg" type="image/jpeg" length="43311"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Tatili Ekran Tuzağına Dönüşmesin: 'Çözüm Yasaklarda Değil, Dengede!']]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/yaz-tatili-ekran-tuzagina-donusmesin-cozum-yasaklarda-degil-dengede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/yaz-tatili-ekran-tuzagina-donusmesin-cozum-yasaklarda-degil-dengede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okulların kapanması ve yoğun geçen sınav dönemlerinin (YKS ve LGS) geride kalmasıyla birlikte milyonlarca çocuk ve genç için uzun yaz tatili başladı. Ancak boş zamanın artmasıyla birlikte dijital ekranların kontrolsüz kullanımı hem ruh hem de beden sağlığını tehdit ediyor. Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, aileleri uyararak dijital dünya ile gerçek yaşam arasında denge kurulması gerektiğinin altını çiziyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Sorun Teknoloji Değil, Kontrolsüz Büyüme</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Çocukların dijital bir dünyanın içine doğduğunu ve ekranları tamamen yasaklamanın ne gerçekçi ne de sağlıklı bir yaklaşım olduğunu belirten Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, asıl meselenin sınırların kaybolması olduğunu vurguluyor.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>'Sorun teknoloji değil; teknolojinin çocuğun hayatındaki yerinin kontrolsüz şekilde büyümesidir. Ekran, öğrenmeyi destekleyen bir araç da olabilir, zamanı tüketen bir alışkanlık da... Belirleyici olan çocuğun ekran karşısında ne yaptığı, ne kadar süre geçirdiği ve bunun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir'.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Okul dönemindeki düzenin tatille birlikte ortadan kalktığını ifade eden Usta; çalışan ebeveynlerin çocuklarıyla gün boyu ilgilenememesi, sıcak havalar nedeniyle dışarı çıkma imkanlarının kısıtlanması ve dijital içeriklerin kolay erişilebilir olmasının bu süreci hızlandırdığını belirtiyor. İlk başta 'oyalansın' düşüncesiyle verilen ekranlar, kısa sürede tehlikeli birer alışkanlığa dönüşebiliyor.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Kontrolsüz Ekran Kullanımının Gizli Tehlikeleri</span></strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Saatler süren amaçsız ekran kullanımının çocuklar ve gençler üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler sadece zaman kaybıyla sınırlı kalmıyor:</span></span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Fiziksel Sağlık Sorunları:</span></strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'> Hareketsizliğe bağlı olarak kilo artışı, duruş bozuklukları, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ve ciddi göz yorgunlukları baş gösteriyor.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Uyku Düzeninin Bozulması:</span></strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'> Özellikle gece geç saatlerde kullanılan telefon ve tabletler uykuya geçişi zorlaştırarak çocukların hem ruh halini hem de zihinsel performansını baltalıyor.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Kısalan Dikkat Süreleri:</span></strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'> Sürekli değişen dijital uyarılara maruz kalan çocuklarda dikkat dağınıklığı, sabırsızlık ve sıkılmaya karşı düşük tolerans gelişiyor. Bu durum, gerçek hayatın doğal temposuna uyum sağlamalarını (kitap okuma, odaklanma vb.) zorlaştırıyor.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Özgüven Kaybı ve Kıyas Kültürü:</span></strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'> Özellikle ergenlik döneminde sosyal medya kullanımı, gençlerin kendilerini başkalarının hayatlarıyla kıyaslamasına yol açarak yetersizlik duygusunu tetikliyor.</span></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Ekranı Faydalı Hale Getirmek Mümkün</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Teknolojinin doğru kullanıldığında bir gelişim aracına dönüşebileceğini hatırlatan Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, kaliteli içerik tüketiminin önemine değiniyor. Eğitici içerikler, yabancı dil uygulamaları, yaratıcı oyunlar ve çevrim içi eğitimlerin çocukların gelişimine katkı sunabileceğini belirten Usta, amaçsızca saatler harcamak ile nitelikli kullanımın aynı kefeye konulmaması gerektiğini ifade ediyor.</span></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Sağlıklı Ekran Kullanımı İçin Ailelere Altın Öneriler</span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, ailelerin çocuklarıyla birlikte uygulayabileceği pratik çözüm yollarını şu şekilde sıralıyor:</span></span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Günlük ekran süresi ebeveyn tarafından tek taraflı dikte edilmemeli, <strong>çocukla birlikte konuşularak</strong> belirlenmelidir.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Ebeveynlerin rol model olduğu unutulmamalı; evde birlikte geçirilen zaman dilimlerinde yetişkinler de kendi <strong>teknoloji kullanımını kısıtlamalıdır</strong>.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Teknoloji tamamen yasaklanmamalı ancak ucu açık ve sınırsız da bırakılmamalıdır.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Spor, sinema, sanat aktiviteleri ve kitap okuma eylemleri <strong>günlük rutinin birer parçası</strong> haline getirilmelidir.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Yemek saatlerinde ve aile içi sohbetlerde tüm <strong>telefonlar masadan uzaklaştırılmalıdır</strong>.</span></span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>Kaliteli bir uyku için <strong>yatmadan en az 1 saat önce</strong> telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı tamamen sonlandırılmalıdır.</span></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><span style='font-family:'Tahoma',sans-serif'>'Yaz tatili; arkadaşlıkların, açık havada oynanan oyunların, aileyle geçirilen zamanın ve gerçek yaşam deneyimlerinin öne çıktığı bir dönem olmalıdır. Çocuklara dijital dünya ile gerçek yaşam arasında sağlıklı bir denge kurmayı öğretebilirsek, bu yalnızca yaz tatili için değil, yaşam boyu sürdürecekleri önemli bir beceri olacaktır'.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/yaz-tatili-ekran-tuzagina-donusmesin-cozum-yasaklarda-degil-dengede</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/yaz-tatili-ekran-tuzagina-donusmesin-cozum-yasaklarda-degil-dengede.jpg" type="image/jpeg" length="25473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her Unutkanlık Alzheimer Değil: Nörolojik mi, Psikiyatrik mi? İşte Ayırt Etmenin Yolları]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/her-unutkanlik-alzheimer-degil-norolojik-mi-psikiyatrik-mi-iste-ayirt-etmenin-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/her-unutkanlik-alzheimer-degil-norolojik-mi-psikiyatrik-mi-iste-ayirt-etmenin-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Unutkanlık şikayetlerinin her zaman aynı nedene bağlı olmadığını belirten uzmanlar, bu durumun bazen sinsi bir nörolojik hastalığın, bazen ise ruhsal bir yorgunluğun belirtisi olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, unutkanlığın arkasındaki gizemi çözmek ve doğru tedaviyi uygulamak için kritik ayırıcı tanı ipuçlarını paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:13.5pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>İki Farklı Unutkanlık, İki Farklı Mekanizma</span></span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Unutkanlığın, Alzheimer gibi nörodejeneratif (beyin hücrelerinin yıpranmasına bağlı) hastalıkların yanı sıra psikiyatrik sorunların da ortak bir belirtisi olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Burcu Polat, iki tür arasındaki klinik farkları şu şekilde özetliyor:</span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>1. Nörolojik Unutkanlık (Beyin Hücrelerinin Yıpranması)</span></span></strong></span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Sinsi ve İlerleyici Başlangıç:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Genellikle yavaş ve sinsi bir şekilde başlar, zamanla istikrarlı bir şekilde ilerler.</span></span></span></span></li> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Önce Yakın Bellek Bozulur:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Hasta ilk etapta yakın zamanda yaşananları unutur ancak unuttuğunu fark etmeyebilir veya önemsemeyebilir.</span></span></span></span></li> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Bilişsel Alanlar Etkilenir:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Zamanla dil kullanımı, yön bulma yeteneği ve yürütücü işlevler gibi diğer zihinsel alanlar da sürece dahil olur.</span></span></span></span></li> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Ek Fiziksel Bulgular:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Nörolojik muayenelerde yürüme bozukluğu veya güç kaybı gibi ek fiziksel bulgular tabloya eşlik edebilir.</span></span></span></span></li> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>İpucu İşe Yaramaz:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Yapılan nöropsikolojik testlerde gerçek bir öğrenme/hatırlama sorunu vardır; hastaya ipucu verilse bile performansı düzelmez.</span></span></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>2. Psikiyatrik Unutkanlık (Ruhsal Yorgunluk ve Üzüntü)</span></span></strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <ul> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Yeni ve Ani Başlangıç:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Genellikle yakın bir zamanda, daha ani bir şekilde ortaya çıkar.</span></span></span></span></li> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Depresif Belirtiler Eşlik Eder:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> İlgisizlik, uyku ve iştah değişiklikleri, keyifsizlik ve isteksizlik gibi duygudurum bozuklukları ile eş zamanlı görülür.</span></span></span></span></li> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hasta Durumu Fazlaca Önemser:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Kişi unutkanlığından yoğun bir şekilde şikayetçidir ve bu durumu çok fazla önemser. Depresif bireyler, zihinsel performanslarını gerçekte olduğundan daha kötü tanımlama eğilimindedir.</span></span></span></span></li> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Odaklanma Sorunu Ön Plandadır:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Gerçek bir bellek depolama probleminden ziyade, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu ön plandadır.</span></span></span></span></li> <li><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>İpucuyla Hatırlanır:</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Testlerde veya günlük yaşamda ipucu/hatırlatma verildiğinde kişinin performansı belirgin şekilde düzelir. Altta yatan duygudurum bozukluğu tedavi edildiğinde, bilişsel şikayetler de genellikle ortadan kalkar.</span></span></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:13.5pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Nedenini Belirleyecek 4 Kritik Soru</span></span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Doç. Dr. Burcu Polat, ailelerin ve bireylerin doğru desteği alabilmesi için kendilerine ya da yakınlarına sorması gereken rehber soruları şu şekilde sıralıyor:</span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>1. Şikayet kimden geliyor?</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Psikiyatrik durumlarda kişinin kendisi unutkanlığından yoğun şekilde yakınırken; nörolojik tablolarda kişi durumun farkında olmayabilir, şikayet genellikle çevresindeki yakınlarından gelir.</span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>2. İpucu verilince hatırlıyor mu?</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Unutulan bir konu hatırlatılınca veya ipucu verilince kişinin aklına geliyorsa bu psikiyatrik; ipucuna rağmen hiç hatırlamıyorsa nörolojik bir duruma işaret edebilir.</span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>3. Eşlik eden ruhsal bulgular var mı?</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Unutkanlığın yanında keyifsizlik, isteksizlik, uyku veya iştah sorunları gibi duygudurum değişiklikleri yaşanıyor mu?</span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>4. Zaman içindeki gidişat nasıl?</span></span></strong><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> Durum zamanla istikrarlı bir şekilde kötüye mi gidiyor (nörolojik), yoksa kişinin ruh haline göre dalgalı bir seyir mi izliyor (psikiyatrik)?</span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><strong><span style='font-size:13.5pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Doğru Değerlendirme Hayati Önem Taşıyor</span></span></strong></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Her unutkanlığın aynı anlama gelmediğini ve ailelerin hemen panik yapmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Burcu Polat, sözlerini şöyle tamamlıyor:</span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><em><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>'Beyin hastalıklarına bağlı unutkanlık ilerleyici bir bilişsel bozulma ile seyrederken, psikiyatrik nedenli unutkanlıklar dikkat süreçlerinin bozulmasına bağlı ortaya çıkan ve çoğu zaman geçici olan şikayetlerdir. İkisini doğru ayırt etmek, hastaya uygun tedavi ve doğru desteği sağlamak açısından kritik bir rol oynamaktadır.'</span></span></em></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/her-unutkanlik-alzheimer-degil-norolojik-mi-psikiyatrik-mi-iste-ayirt-etmenin-yollari</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/her-unutkanlik-alzheimer-degil-norolojik-mi-psikiyatrik-mi-iste-ayirt-etmenin-yollari.png" type="image/jpeg" length="29296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Yaz İshalinde İlk 24 Saat Çok Kritik!]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/cocuklarda-yaz-ishalinde-ilk-24-saat-cok-kritik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/cocuklarda-yaz-ishalinde-ilk-24-saat-cok-kritik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte çocuklarda ishal vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Araştırmalar, bu dönemde ishal görülme sıklığının yaklaşık 2 kat arttığını gösteriyor. Çoğu ishal tablosu hafif geçiyor ve bir hafta içinde bağırsak düzeni normale dönüyor. Ancak, özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda oluşan sıvı kaybı hayatı tehdit edebilecek ciddi tablolar oluşturabiliyor. Bunun nedeni ise bu yaş grubundaki çocukların vücutlarındaki su oranının yüksek olması ve metabolizmalarının hızlı çalışması. Bu sebepler nedeniyle ishal ve kusmayla oluşan sıvı kaybı kısa sürede tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan,</strong> ishal sürecinde yalnızca su değil, vücudun sağlıklı çalışmasında kilit rol oynayan sodyum ve potasyum gibi minerallerin de kaybedildiğini   belirterek, 'Dolayısıyla, özellikle küçük çocuklarda gelişen ciddi sıvı kaybı kısa sürede organ fonksiyonlarının bozulmasına ve acil müdahale gerektiren tablolara yol açabilmektedir. Bu nedenle, çocuklarda ishal tablosunda sıvı kaybının yakından takip ve takviye edilmesi hayati önem taşımaktadır' uyarısında bulunuyor. </span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Tedavide ilk 24 saatin kritik bir öneme sahip olduğunu belirten <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan,</strong> 'Erken tanı ve tedavi ishalin yol açabileceği ciddi sıvı kaybını önlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. İshalin ilk dönemlerinde yeterli sıvı alımı ve uygun beslenme desteğiyle hastalık çoğu zaman kolayca kontrol altına alınabilmektedir' diyor. </span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>En sık kirli su ve gıdalar yoluyla bulaşıyor!  </strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Yaz ishallerinin yaklaşık yüzde 90'ından virüs, bakteri ve parazit gibi mikrobik etmenler sorumlu oluyor. Özellikle E. coli, rotavirüs, norovirüs, salmonella ve shigella gibi mikroorganizmalar yaz aylarında enfeksiyona daha sık neden olabiliyor.  Dr. Berrin Arslan, yaz ishalinin genellikle kirli su ve gıdalarla bulaşan bakteri ve virüslerden kaynaklandığını belirterek, 'Sıcakta uzun süre bekleyen et, tavuk, yumurta ve süt ürünleri gibi gıdalar, iyi klorlanmamış havuz suları, kirli içme suları ve yeterince yıkanmamış meyve ile sebzeler ishal riskini artırmaktadır. Ayrıca, yaz aylarında aşırı miktarda tüketilen bazı meyveler, içeriklerindeki yüksek fruktoz nedeniyle, özellikle çocuklarda ishale yol açabilmektedir. Bu nedenle yaz döneminde gıda ve su hijyenine dikkat etmek son derece önemlidir' bilgilerini veriyor. </span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Bu belirtiler varsa, dikkat! </strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Yaz ishali; sıcaklık ve nemin artmasıyla mikropların hızla çoğalması sonucu ortaya çıkan, genellikle kirli su veya bozulmuş gıdaların tüketimiyle bulaşan bir bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Çoğunlukla ani başlayan karın ağrısı ve krampların ardından gelişen sulu dışkılamayla kendini gösteriyor. Belirtilerin şiddeti ise enfeksiyona neden olan mikroorganizmaya ve çocuğun yaşına göre değişiklik gösterebiliyor. Hastalığın ilk ve en yaygın belirtisinin normalden daha sık ve sulu dışkılama olduğunu söyleyen Dr. Berrin Arslan, 'Buna mide bulantısı, kusma, halsizlik, iştahsızlık ve zaman zaman ateş de eşlik edebilmektedir. Özellikle enfeksiyona bağlı gelişen tablolarda genel bir kırgınlık hissi de oluşabilmektedir' diyor. </span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>İlk 24 saat kritik önem taşıyor</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>İshalin ilk 24 saati, vücudun sıvıyı en hızlı kaybettiği dönem olması nedeniyle kritik önem taşıyor.  Hastalığın tedavisinde temel amaç, ishal sırasında kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konularak vücudun susuz kalmasını (dehidratasyonu) önlemek. Bu süreçte doğru sıvı ve beslenme desteğinin sağlanması, hastalığın ağırlaşmasını ve hastanede tedavi gerektirecek düzeyde sıvı kaybı gelişmesini önlemede kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, idrar miktarının takip edilerek olası sıvı kaybı belirtilerinin mutlaka izlenmesi gerektiğini  vurgulayan Dr. Berrin Arslan, sözlerine şöyle devam ediyor: <strong>  </strong>'İlk 24 saat içinde sık aralıklarla su, ayran veya hekim önerisine uygun sıvılar verilmesi, anne sütü alan bebeklerin daha sık emzirilmesi ve çocuğun yaşına uygun hafif beslenmenin sürdürülmesi çok önemlidir. Beslenmede muz, yoğurt, pirinç ve haşlanmış patates gibi sindirimi kolay gıdalar tercih edilmektedir. Bazı durumlarda hekim önerisiyle probiyotik veya çinko desteği verilebilir.'</span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Doktora danışmadan asla! </strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Bu dönemde şekerli ve gazlı içeceklerin, yağlı ve ağır gıdaların belirtileri artırabileceği için tercih edilmemesi gerektiğini aktaran Dr. Berrin Arslan, 'Çocuğu aç bırakmak da doğru bir yaklaşım değildir; az ve sık öğünlerle beslenmenin sürdürülmesi gerekir' diyor. Dr. Berrin Arslan, bunların yanı sıra doktora danışmadan ishal kesici ilaç veya antibiyotiklerin asla kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde hastalığın seyrinin gizlenebileceğini, altta yatan enfeksiyonun ilerleyebileceğini ve sıvı kaybının fark edilmeden ağırlaşabileceğini aktarıyor. </span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Yaz ishalinden korumak için 12 önemli öneri!</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Yaz ishallerinin önemli bir kısmı basit hijyen ve beslenme önlemleriyle önlenebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, çocuklarda yaz ishaline karşı alınması gereken önlemleri şöyle anlatıyor:   </span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Çocuğunuza düzenli olarak el yıkama alışkanlığını kazandırın</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Güvenilir içme suyu kullanın, güneş altında uzun süre beklemiş olan sulardan kaçının</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Meyve ve sebzeleri iyice yıkayın</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Pişmiş yiyecekleri uzun süre oda sıcaklığında bekletmeyin, uygun koşullarda saklayın</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Bebek mamalarını her öğünde taze hazırlayın</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Biberonların ve emziklerin temizliğine dikkat edin </span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Hijyeninden emin olmadığınız havuzları kullanmayın </span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Havuzdan veya denizden çıktıktan sonra mutlaka duş almasını sağlayın</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Havuz suyunu yutmaması konusunda bilinçlendirin</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Özellikle açıkta satılan ve uygun koşullarda muhafaza edilmeyen yiyeceklerden kaçının</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Çözülmüş gıdaları yeniden dondurmayın</span></span></li> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Evde ishal geçiren biri varsa havlu, bardak ve çatal gibi kişisel eşyalarını ortak kullanmayın </span></span></li> </ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/cocuklarda-yaz-ishalinde-ilk-24-saat-cok-kritik</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/cocuklarda-yaz-ishalinde-ilk-24-saat-cok-kritik.jpg" type="image/jpeg" length="16971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kubbe Dağı'nda Ambulans İçinde Doğum Sevinci]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/kubbe-daginda-ambulans-icinde-dogum-sevinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/kubbe-daginda-ambulans-icinde-dogum-sevinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pütürge'den hastaneye götürülen hamile kadın, Kubbe Dağı mevkiinde ambulansta doğum yaptı. 112 ekiplerinin müdahalesiyle dünyaya gelen kız bebek ve annesi sağlık kuruluşuna ulaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Pütürge ilçesinde hastaneye yetiştirilmeye çalışılan hamile kadın, doğum sancılarının artması üzerine ambulansta doğum yaptı. 112 ekiplerinin zamanında müdahalesiyle dünyaya gelen kız bebek ve annesinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Malatya'da 112 Acil Sağlık ekipleri, zorlu arazi şartlarında gerçekleştirdikleri başarılı müdahaleyle bir doğuma daha güvenli şekilde eşlik etti.</p> <p> </p> <p>Pütürge ilçesine bağlı Yandere Mahallesi'nden alınarak hastaneye sevk edilen hamile kadının doğum sancılarının artması üzerine ekipler harekete geçti. Kubbe Dağı mevkiinde doğumun başlamasıyla birlikte ambulans içerisindeki sağlık personeli gerekli müdahaleleri gerçekleştirerek sağlıklı bir kız bebeğin dünyaya gelmesini sağladı.</p> <p> </p> <p>Doğumun ardından anne ve bebeğin ilk sağlık kontrolleri olay yerinde yapıldı. Daha sonra anne ve bebeğin güvenli şekilde sağlık kuruluşuna nakilleri sağlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/kubbe-daginda-ambulans-icinde-dogum-sevinci</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/kubbe-daginda-ambulans-icinde-dogum-sevinci.jpeg" type="image/jpeg" length="31575"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: 'Evde Sağlıkta Yeni Bir Aşamaya Geçiyoruz']]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/bakan-memisoglu-evde-saglikta-yeni-bir-asamaya-geciyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/bakan-memisoglu-evde-saglikta-yeni-bir-asamaya-geciyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 'Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik' ile evde sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başladığını açıkladı.</p> <p> </p> <p>Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda sağlık altyapısını güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Memişoğlu, göreve geldikleri günden bu yana sağlık alanında 133 mevzuat düzenlemesini hayata geçirdiklerini ifade etti.</p> <p> </p> <p>Yeni yönetmelikle evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin tek çatı altında entegre edildiğini vurgulayan Memişoğlu, böylece tıbbi bakımda bütüncül bir modelin uygulanacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yönetmelik kapsamında sağlık tesislerinde tedavi planı oluşturulan ve ilk uygulaması gerçekleştirilen hastaların, hekim onayı doğrultusunda ev ortamında da sağlık hizmeti alabileceğini belirten Memişoğlu, sonda uygulamaları ve çeşitli girişimsel işlemlerin de uygun hastalar için evde sürdürülebileceğini kaydetti.</p> <p> </p> <p>Kardiyovasküler, nörolojik, ileri evre kronik veya nadir hastalıklara sahip vatandaşların yara ve yanık bakımı, tetkik işlemleri, reçete düzenlenmesi ile ilaç, mama ve bez raporlarının yenilenmesi gibi hizmetlerden evlerinde kesintisiz şekilde yararlanabileceğini ifade eden Memişoğlu, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin daha da kolaylaşacağını dile getirdi.</p> <p> </p> <p>Başvuru süreçlerinde de yeni kolaylıklar getirildiğini belirten Memişoğlu, Evde Sağlık Hizmetleri İletişim Merkezi (ESHİM) üzerinden yapılan başvuruların eş zamanlı olarak ilgili koordinasyon merkezleri ve aile hekimlerine iletileceğini söyledi.</p> <p> </p> <p>Yeni düzenleme kapsamında kurulacak koordinasyon birimleri ve dijital entegrasyon sistemleri sayesinde sevk, kabul ve taburculuk süreçlerinin daha hızlı ve planlı yürütüleceğini vurgulayan Memişoğlu, 'Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik'in ülkemize, aziz milletimize ve sağlık camiamıza hayırlı olmasını diliyorum' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/bakan-memisoglu-evde-saglikta-yeni-bir-asamaya-geciyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/bakan-memisoglu-evde-saglikta-yeni-bir-asamaya-geciyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="60460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bazı Anksiyete İlaçları Alkolle Birlikte Hayati Risk Oluşturabilir!]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/bazi-anksiyete-ilaclari-alkolle-birlikte-hayati-risk-olusturabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/bazi-anksiyete-ilaclari-alkolle-birlikte-hayati-risk-olusturabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antidepresanlarla alkol arasındaki etkileşimin çoğu zaman ölümcül sonuçlar doğurmadığını belirten uzmanlar, bazı kaygı giderici ilaçlarla birlikte alkol tüketiminin ciddi risk oluşturabildiğini söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Psikiyatrik ilaç kullananların alkol tüketirken dikkatli olması gerektiğini kaydeden   Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tan, 'Antidepresanların alkolle birlikte kullanılmasının çeşitli yan etkilere yol açabilir. Özellikle yüksek dozlarda alkolle birlikte alınan bazı anksiyete ilaçları ölümcül sonuçlara neden olabilir. Bu risk kalp krizinden değil, solunumun baskılanmasından kaynaklanır.' dedi.  Antipsikotik ilaç kullanan kişilerde ise nadiren kalp ritim bozuklukları görülebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Tan, bu nedenle düzenli hekim takibinin önem taşıdığını vurguladı. </span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tan, psikiyatrik ilaçlarla alkol kullanımının riskleri hakkında açıklamalarda bulundu.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Alkol ve bazı anksiyete ilaçları solunumu durdurabilecek risk oluşturuyor!</strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlarla alkolün birlikte alınmasının, hastalar tarafından sıkça merak edilen konular arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Oğuz Tan, 'Antidepresanlarla alkol arasında etkileşim bulunuyor ancak bu etkileşim genellikle ölümcül düzeyde olmaz.' dedi.</span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Antidepresanların alkolle birlikte kullanılmasının çeşitli yan etkilere yol açabileceğine değinen Prof. Dr. Tan, 'Kaygı giderici (anksiyolitik) ilaçlar söz konusu olduğunda durum değişebiliyor. Özellikle yüksek dozlarda alkolle birlikte alınan bazı anksiyete ilaçları ölümcül sonuçlara neden olabilir. Bu risk kalp krizinden değil, solunumun baskılanmasından kaynaklanır. Solunumun yavaşlaması veya durması sonucu hayati tehlike oluşabileceği için bu ilaçları kullanan kişilere alkol tüketmemeleri önerilir.' şeklinde konuştu.</span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Anksiyete ilaçları kullananların alkol tüketiminden kaçınması gerekir! </strong></span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç grubu olan antipsikotiklerde ise farklı riskler bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Tan, 'Bazı antipsikotik ilaçlar alkolle etkileşimden bağımsız olarak nadir de olsa kalpte ritim bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle antipsikotik tedavi gören hastalarda kalp fonksiyonlarının düzenli olarak takip edilmesi önem taşır.' dedi.</span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Psikiyatrik tedavilerde kullanılan ilaçların yalnızca antidepresanlardan ibaret olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Tan, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></p> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>'Antidepresanlar, anksiyete giderici ilaçlar, antipsikotikler ve diğer tedavi seçenekleri farklı özelliklere sahip. Alkolle en ciddi ve ölümcül etkileşim riski özellikle kaygı giderici ilaçlarda görülebiliyor. Bu ilaçları kullanan kişilerin alkol tüketiminden kaçınmaları gerekir.'</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/bazi-anksiyete-ilaclari-alkolle-birlikte-hayati-risk-olusturabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/bazi-anksiyete-ilaclari-alkolle-birlikte-hayati-risk-olusturabilir.jpg" type="image/jpeg" length="55106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koruyucu Hekimlikten Organ Koruyucu Laparoskopik Cerrahiye]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/koruyucu-hekimlikten-organ-koruyucu-laparoskopik-cerrahiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/koruyucu-hekimlikten-organ-koruyucu-laparoskopik-cerrahiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde gerçekleştirilen başarılı bir tedavi süreci, koruyucu hekimlik uygulamalarının ve ileri cerrahi yöntemlerin hasta sağlığı üzerindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Aile hekimliğinde tarama amacıyla yapılan gaitada gizli kan (GGK) testinin pozitif çıkması üzerine ileri tetkik için hastaneye başvuran 52 yaşındaki Elif Ayaz'da, herhangi bir şikâyeti olmamasına rağmen kalın bağırsağın iki farklı bölgesinde senkron tümöral lezyon tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cebrail Yetkin tarafından gerçekleştirilen kolonoskopik değerlendirme ve biyopsiler sonucunda, rektosigmoid bölgedeki lezyonun kolon kanseri olduğu belirlendi. Sağ kolonda hepatik fleksura bölgesindeki diğer lezyon ise ileri derecede displazi içeren ve kansere dönüşme riski yüksek prekanseröz bir tümör olarak raporlandı. </span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Bu tür olgularda kalın bağırsağın büyük bölümünün çıkarılmasını gerektirebilecek subtotal kolektomi önemli tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak hasta için multidisipliner bir yaklaşım benimsendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda rektosigmoid bölgedeki kanser, Op. Dr. Cebrail Yetkin ve ekibi tarafından laparoskopik low anterior rezeksiyon ameliyatı ile tedavi edildi. Böylece hastanın kalın bağırsağının büyük kısmı korunurken, daha geniş rezeksiyon gerektirebilecek bir cerrahi girişimden kaçınıldı. </span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Ameliyat sonrası dönemde herhangi bir komplikasyon gelişmeyen hasta, laparoskopik (kapalı) cerrahinin sağladığı avantajlar sayesinde hızlı ve konforlu bir iyileşme süreci geçirdi. Şifa ile taburcu edilen hastanın takip ve tedavisi ilgili bölümler tarafından düzenli olarak sürdürülmektedir. </span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Op. Dr. Cebrail Yetkin, bu vakanın hem Sağlık Bakanlığı'nın koruyucu hekimlik uygulamalarının başarısını hem de modern cerrahi yaklaşımların önemini gösteren güzel bir örnek olduğunu belirtti.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Op.Dr. Cebrail Yetkin, 'Hastamızın hiçbir şikâyeti olmamasına rağmen aile hekimliğinde yapılan basit bir GGK tarama testi sayesinde kolon kanseri erken dönemde tespit edildi. Hastalık uzak organlara yayılmadan tanı konulmuş olması, koruyucu hekimlik ve kanser tarama programlarının ne kadar değerli olduğunu göstermektedir. Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü tarama programları sayesinde birçok kanser hastası erken dönemde teşhis edilerek tedavi imkanı elde etmektedir' ifadelerini kullandı. </span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Op. Dr. Cebrail Yetkin ayrıca, 'Bu vakada multidisipliner yaklaşım sayesinde hastamız için en uygun tedavi planını oluşturduk. Onkolojik prensiplerden ödün vermeden, laparoskopik ve organ koruyucu bir yaklaşım uygulayarak kalın bağırsağın büyük bölümünü koruyabildik. Modern endoskopik yöntemler, ileri laparoskopik cerrahi deneyimi ve ekip çalışması sayesinde hem kanser tedavisini başarıyla gerçekleştirdik hem de hastamızın ilerleyen yaşamındaki bağırsak fonksiyonlarını ve yaşam kalitesini korumayı hedefledik' dedi. </span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Cerrahi Endoskopi Ünitesi ve ileri laparoskopik cerrahi altyapısı sayesinde kanser şüphesi bulunan hastaların hızlı şekilde değerlendirildiğini belirten Op. Dr. Cebrail Yetkin, tarama testlerinde pozitif sonuç saptanan vatandaşların vakit kaybetmeden ileri değerlendirme için sağlık kuruluşlarına başvurmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı. </span></span></span></span></p> <p><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:'Calibri',sans-serif'><span style='font-size:12.0pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Bu vaka, koruyucu hekimlik uygulamalarıyla sağlanan erken tanının, multidisipliner yaklaşım ve organ koruyucu minimal invaziv cerrahi yöntemlerle birleştiğinde hastalar için ne kadar başarılı sonuçlar doğurabildiğinin önemli bir örneği olarak dikkat çekmektedir.</span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/koruyucu-hekimlikten-organ-koruyucu-laparoskopik-cerrahiye</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/koruyucu-hekimlikten-organ-koruyucu-laparoskopik-cerrahiye.jpg" type="image/jpeg" length="33029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sulama Havuzuna Düşen İnek 2 Saatlik Çalışmayla Kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/sulama-havuzuna-dusen-inek-2-saatlik-calismayla-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/sulama-havuzuna-dusen-inek-2-saatlik-calismayla-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Battalgazi ilçesine bağlı Orduzu Mahallesi'nde sulama havuzuna düşen gebe inek, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saat süren çalışmasıyla kurtarılarak sahibine teslim edildi.</p> <p> </p> <p>Orduzu Mahallesi'nde sulama havuzuna düşen gebe inek için ihbar üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi.</p> <p> </p> <p>Havuz içerisinde mahsur kalan hayvanı kurtarmak için çalışma başlatan ekipler, yaklaşık 2 saat süren titiz müdahalenin ardından gebe ineği bulunduğu yerden çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p>Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen inek, kurtarma çalışmasının ardından sahibine teslim edildi. Olayla ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/sulama-havuzuna-dusen-inek-2-saatlik-calismayla-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/sulama-havuzuna-dusen-inek-2-saatlik-calismayla-kurtarildi.png" type="image/jpeg" length="58930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YKS Stresini Yönetmenin 7 Altın Kuralı!]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/yks-stresini-yonetmenin-7-altin-kurali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/yks-stresini-yonetmenin-7-altin-kurali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) sayılı günler kala yaklaşık 2,5 milyon aday ve ailesinde heyecanla birlikte stres de giderek artıyor. Sınav öncesinde hissedilen stresin doğal ve hatta belirli ölçüde gerekli olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak, başarının anahtarının stresi ortadan kaldırmak değil, onu doğru yönetebilmekten geçtiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Stresin doğru yönetildiğinde dikkati artırıp motivasyonu destekleyerek performansa olumlu katkı sağlayabildiğine dikkat çeken Sarıkavak 'Unutulmamalıdır ki; YKS bir son değil, sadece bir başlangıçtır. Gençlerimizin bu süreçten zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı, aile ilişkileri yara almamış bir şekilde çıkması, sınavda alacakları puandan çok daha uzun vadeli bir başarı kriteridir' diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Sarıkavak, sağlıklı ve verimli bir sınav için hem gençlere hem de ailelerine stresi yönetmenin 7 altın kuralını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </span></span><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'> </span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Sınavı 'kader anı' olarak görmeyin</strong></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Sınavın bir 'kader anı' olarak görülmesi stresi artıran en önemli etkenlerin başında gelmektedir. Ailelerin, çocuklarının sınav başarısını kendi ebeveynlik performanslarının bir karnesi olarak görmesi sık yapılan bir hatadır. Bu durum hem ebeveynin kaygısını artırır hem de gencin sırtına taşıyamayacağı bir yük bindirir. Beklentilerin; çocuğun önceki akademik geçmişi, ilgi alanları ve mevcut koşullarıyla uyumlu, esnek ve gerçekçi olması iç motivasyonu destekler. Sınav öncesi çocuğa 'zaman zaman zorlandın, zaman zaman çok çalıştın. Eksiklerin olsa bile bu süreci bugüne kadar getirdin. Bizim için bu çaban ve emeğin her şeyden daha değerli' demek en güçlü psikolojik kalkan olacaktır.</span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Duygularınızı konuşmaktan çekinmeyin</strong></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Ergenlik döneminde gençlerin kaygılarını, korkularını veya tükenmişliklerini kelimelere dökmesi zordur. Ev içinde yargıdan uzak, duyguların rahatça konuşulabildiği bir atmosfer yaratmak çok değerlidir. Gencin 'Çok yoruldum, çalışmak istemiyorum' serzenişine 'Tembellik yapma, az kaldı' demek yerine, onun bu duygusunu merak eden ve anlamaya çalışan bir yaklaşım sergilenmelidir. Aileler kendi kaygılarını fark etmeli ve bu yükü çocuğa yansıtmak yerine, gerekirse bir uzmandan destek almalıdır.</span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Uyku ve günlük düzeninizi koruyun</strong></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Sınav döneminde ailenin en somut rolü; düzenli uyku, dengeli beslenme ve huzurlu bir çalışma ortamı sağlamaktır. Ders dışı tüm sosyal ve keyifli aktiviteleri kısıtlanan, sürekli olumsuz eleştiriye maruz kalan bir gencin tükenmişlik riski artar. Sınav haftasında ev içi gürültüyü azaltmak, gencin günlük ritmine saygı duymak ve kısa molalarla deşarj olmasına izin vermek performansı doğrudan olumlu etkiler.</span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Sınavı hayatın tek belirleyicisi olarak görmeyin</strong></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Araştırmalar, sınavı 'geri dönüşü olmayan tek şans' olarak gören öğrencilerin stres seviyelerinin çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Eğitim ve kariyer hayatının; yatay geçişler, ikinci tercihler, tekrar deneme şansı veya farklı kariyer rotaları gibi pek çok alternatif barındırdığı evde açıkça konuşulmalıdır. Bu durum sınavı önemsizleştirmek değil; 'Bu sınav önemli bir adım ama senin değerini belirleyen tek ölçüt değil' mesajını vermektir.</span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Nefesinizi ve bedeninizi sakinleştirmeyi öğrenin</strong></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Stres zihinde başlasa da bedende yaşanır. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi fizyolojik belirtileri yatıştırmak için basit nefes egzersizleri ve kas gevşetme teknikleri hayat kurtarıcıdır. Bu tekniklerin sadece sınav günü değil, öncesinde deneme sınavlarında da prova edilmesi beynin bu beceriyi otomatikleştirmesini sağlar. Böylece gerçek sınav anında panik dalgası çok daha hızlı kontrol altına alınabilir.</span></span></p> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Sonuca değil sürece odaklanın</strong></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>'Ya kazanamazsam?' düşüncesi öğrenciyi kontrol edemediği bir alana sürükler. Stres yönetiminin temel kuralı, kontrolünüz altındaki alanlara odaklanmaktır. Sınav gününe dair 'ya başaramazsam' senaryoları kurmak yerine; bugün kaç soru çözüleceği, hangi konunun tekrar edileceği gibi somut hedeflere odaklanmak kaygıyı dengeler. Gencin kendi iç konuşmasında 'Başaramam' yerine 'Daha önce de zorlu konuları aştım, elimden geleni yapıyorum' diyebilmesi, sınavı bir tehdit değil, bir performans alanı olarak görmesini sağlar.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <ul> <li><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'><strong>Sınav günü için küçük planlar yapın</strong></span></span></li> </ul> <p><span style='font-size:12pt'><span style='font-family:'Times New Roman',serif'>Sınav sabahında yaşanabilecek stresi azaltmanın en etkili yollarından biri önceden plan yapmaktır. Sınava giderken giyilecek kıyafetlerin hazırlanması, ulaşım planının önceden yapılması ve sınav merkezine erken gidilmesi gençlerin kendilerini daha güvende hissetmesini sağlar. Rahat kıyafet seçimi, sınav merkezine ideal zamanda varış, sıraya oturunca alınacak birkaç derin nefes ve sınava 'en iyi bilinen' konudan başlamak adaptasyonu kolaylaştırır. Sorularda takıldığınızda bir yudum su içip, soruyu işaretleyerek geçmek gibi mikro planlar, sınav anında duygusal enerjinin doğru yönetilmesini sağlar. </span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/yks-stresini-yonetmenin-7-altin-kurali</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://abone.malatyahaberajansi.com.tr/storage/news/images/202606171231-osymden-yeni-yks-tercih-kilavuzu.jpg" type="image/jpeg" length="28208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatyalı Doktorun Bilimsel Çalışması Dünyada Yankı Uyandırdı]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/malatyali-doktorun-bilimsel-calismasi-dunyada-yanki-uyandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/malatyali-doktorun-bilimsel-calismasi-dunyada-yanki-uyandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'da görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar'ın yer aldığı bilimsel araştırma, kronik omuz ağrılarında uygulanan proloterapi tedavisinin etkinliğini ortaya koyarak uluslararası tıp dünyasında dikkat çekti.</p> <p> </p> <p>Malatya'da görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar'ın yazarları arasında bulunduğu bilimsel çalışma, kronik omuz ağrısı yaşayan hastalar için yeni bir tedavi umudu oldu. Uluslararası alanda saygın yayınlar arasında gösterilen Orthopaedics & Traumatology: Surgery & Research dergisinde yayımlanan araştırma, omuz tendon yaralanmalarında uygulanan proloterapi tedavisinin başarılı sonuçlarını bilimsel verilerle ortaya koydu.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kronik rotator manşet (omuz tendon) yaralanmaları üzerine gerçekleştirilen çalışmada toplam 120 hasta değerlendirildi. Hastaların bir bölümüne egzersiz tedavisi uygulanırken, diğer gruba ultrason eşliğinde proloterapi tedavisi yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre proloterapi uygulanan hastaların yaklaşık yüzde 93'ü tedaviden memnun kaldığını belirtirken, ağrı düzeylerinde ve omuz fonksiyonlarında belirgin iyileşme gözlendi.</p> <p> </p> <p>Araştırmada, proloterapinin uygun hasta grubunda cerrahi müdahaleye alternatif olabilecek güçlü bir seçenek olduğu vurgulandı. Tedavi yöntemi, vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını harekete geçirmeyi hedefleyen enjeksiyon temelli bir uygulama olarak öne çıkıyor. Özellikle tendon ve bağ dokusu kaynaklı rahatsızlıklarda kullanılan proloterapi, klasik yöntemlerden sonuç alamayan hastalarda dikkat çekici başarı oranlarıyla öne çıkıyor.</p> <p> </p> <p>Uluslararası bilim dünyasında ilgi gören çalışma, farklı ülkelerde yürütülen çok sayıda araştırmada da referans gösterildi. Bu durum, elde edilen sonuçların yalnızca Türkiye'de değil, dünya genelinde de bilimsel karşılık bulduğunu ortaya koydu.</p> <p> </p> <p>Çalışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Serkan Akpancar, 'Uzun süredir omuz ağrısı yaşayan ve klasik tedavilere rağmen iyileşme sağlanamayan hastalarda proloterapinin etkisini araştırdık. Sonuçlar beklentimizin de üzerinde oldu. Doğru hasta seçimiyle bazı vakalarda ameliyatsız yöntemlerle de yüz güldürücü sonuçlar elde edilebileceğini bilimsel olarak ortaya koyduk' dedi.</p> <p> </p> <p>Malatya'da hasta kabulüne devam eden Doç. Dr. Serkan Akpancar, spor yaralanmaları, tendon hastalıkları ve rejeneratif tedaviler alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekerken, proloterapi konusunda Türkiye'nin önde gelen uzmanları arasında gösteriliyor. Araştırmanın uluslararası alanda gördüğü ilgi, Malatya'dan çıkan bilimsel çalışmaların dünya tıp literatürüne katkı sunmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/malatyali-doktorun-bilimsel-calismasi-dunyada-yanki-uyandirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/malatyali-doktorun-bilimsel-calismasi-dunyada-yanki-uyandirdi.jpeg" type="image/jpeg" length="44419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'daki Tarihi Nakil Dünya Gündeminde: Tebrik Mesajları Peş Peşe Geldi]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/malatyadaki-tarihi-nakil-dunya-gundeminde-tebrik-mesajlari-pes-pese-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/malatyadaki-tarihi-nakil-dunya-gundeminde-tebrik-mesajlari-pes-pese-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turgut Özal Tıp Merkezi'nde gerçekleştirilen dünyanın ilk eş zamanlı 8'li çapraz karaciğer nakli, sağlık dünyasında büyük yankı uyandırdı. Tarihi başarı sonrası Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar başta olmak üzere birçok kesimden tebrik mesajları geldi.</p> <p> </p> <p>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü'nde gerçekleştirilen dünyanın ilk eş zamanlı 8'li çapraz karaciğer nakli, yalnızca Türkiye'de değil uluslararası sağlık camiasında da geniş yankı uyandırdı. Organ nakli alanında dünya tıp tarihine geçen operasyonun ardından tebrik mesajları peş peşe gelirken, Malatya bir kez daha sağlık alanındaki başarısıyla gündeme oturdu.</p> <p> </p> <p>Prof. Dr. Sezai Yılmaz liderliğindeki ekip tarafından gerçekleştirilen operasyon kapsamında 8 verici ve 8 alıcı olmak üzere toplam 16 ameliyat eş zamanlı olarak yapıldı. Yaklaşık 22 saat süren ve 150 sağlık çalışanının görev aldığı operasyon başarıyla tamamlandı.</p> <p> </p> <p>Daha önce dünyanın ilk canlıdan 4'lü, 5'li, 6'lı ve 7'li çapraz karaciğer nakillerini gerçekleştiren İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü, bu operasyonla kendi rekorunu geliştirerek dünya tıp literatürüne bir başarı daha kazandırdı.</p> <p> </p> <p>YÖK Başkanı Özvar'dan Tebrik</p> <p> </p> <p>Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, tarihi operasyonun ardından yaptığı açıklamada İnönü Üniversitesi ve sağlık ekibini kutladı.</p> <p>Özvar, 'Dünyada ilk kez gerçekleştirilen bu nakil, Türk yükseköğretiminin, bilim insanlarımızın ve sağlık sistemimizin küresel ölçekte ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından son derece kıymetlidir. Bu büyük başarıyla gurur duydum' ifadelerini kullandı.</p> <p>İnönü Üniversitesi'nin yıllardır organ nakli alanında öncü çalışmalar yürüttüğünü belirten Özvar, elde edilen başarının yalnızca akademik değil aynı zamanda insani açıdan da büyük önem taşıdığını vurguladı.</p> <p> </p> <p>Bakan Memişoğlu: 'Türk Hekimlerimizle Gurur Duyuyoruz'</p> <p> </p> <p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda tarihi başarıyı tebrik etti.</p> <p>Memişoğlu paylaşımında, 'Türk hekimlerimizle gurur duyuyoruz. İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitümüzde dünyada bir ilke daha imza atıldı. Prof. Dr. Sezai Yılmaz hocamız ve kıymetli ekibi gerçekleştirdikleri 8'li çapraz karaciğer nakli ile tıp tarihine altın harflerle adını yazdırdı' ifadelerine yer verdi.</p> <p>Türkiye'nin karaciğer naklinde dünya çapında marka haline geldiğini belirten Memişoğlu, İnönü Üniversitesi'nde yetişen bilim insanlarının bu başarıda önemli rol oynadığını söyledi.</p> <p> </p> <p>'Küresel Lideriz'</p> <p> </p> <p>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz ise Malatya'nın çapraz karaciğer nakillerinde dünyanın merkezi haline geldiğini belirtti.</p> <p>Küresel çapraz karaciğer nakillerinin yüzde 80 ila 90'ının Malatya'da gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, 'Bugün 8'li çapraz karaciğer naklini gerçekleştirdik ancak uygun şartlar oluştuğunda 9'lu ve 10'lu çapraz nakilleri de yapabilecek kapasiteye sahibiz' dedi.</p> <p>Amaçlarının rekor kırmak olmadığını vurgulayan Yılmaz, 'Önceliğimiz organ bekleyen ve durumu kritik hale gelen hastalara umut olabilmek. Bu operasyon sayesinde birden fazla hastanın hayatına dokunma fırsatı bulduk' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p>Malatya Bir Kez Daha Dünyaya Örnek Oldu</p> <p> </p> <p>Canlı vericili karaciğer naklinde dünyanın en önemli merkezlerinden biri olarak gösterilen İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü'nde bugüne kadar 400'ün üzerinde çapraz karaciğer nakli gerçekleştirildi. Bu sayı ile Malatya, dünya genelindeki çapraz karaciğer nakillerinin büyük bölümüne ev sahipliği yapıyor.</p> <p> </p> <p>Sağlık otoriteleri tarafından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirilen 8'li çapraz karaciğer nakli, hem Türk tıbbının ulaştığı seviyeyi ortaya koydu hem de organ bekleyen hastalar için yeni umutların kapısını araladı. Malatya'da gerçekleştirilen operasyon, dünya sağlık literatürüne geçen önemli başarılar arasında yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/malatyadaki-tarihi-nakil-dunya-gundeminde-tebrik-mesajlari-pes-pese-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/malatyadaki-tarihi-nakil-dunya-gundeminde-tebrik-mesajlari-pes-pese-geldi.jpeg" type="image/jpeg" length="25825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya İş Dünyasından Tarihi Nakle Tebrik]]></title>
      <link>https://www.kilittv.com/malatya-is-dunyasindan-tarihi-nakle-tebrik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kilittv.com/malatya-is-dunyasindan-tarihi-nakle-tebrik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü'nde gerçekleştirilen dünyanın ilk 8'li çapraz karaciğer nakli operasyonunun, Malatya'nın sağlık alanındaki marka değerini güçlendirdiğini söyledi.</p> <p> </p> <p>Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, İnönü Üniversitesi bünyesindeki İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü'nde, Prof. Dr. Sezai Yılmaz başkanlığındaki ekip tarafından başarıyla gerçekleştirilen dünyanın ilk 8'li çapraz karaciğer nakli operasyonuna ilişkin açıklamalarda bulundu.</p> <p> </p> <p>Özköse, 8 alıcı ve 8 vericinin eş zamanlı olarak yer aldığı, toplam 16 ameliyatla gerçekleştirilen operasyonun tıp dünyası açısından tarihi bir başarı olduğunu belirterek, uzun süredir organ nakli bekleyen hastalar için de önemli bir umut kaynağı oluşturduğunu ifade etti.</p> <p> </p> <p>Gerçekleştirilen operasyonun Malatya'nın ve Türkiye'nin sağlık alanındaki gücünü bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Özköse, 'Devletimizin hastanesinde ve devletimizin yetiştirdiği hekimler tarafından gerçekleştirilen bu başarı, ülkemizin sağlık alanında ulaştığı seviyenin somut bir göstergesidir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><br /> Malatya'nın artık sadece kayısıyla değil, sağlık alanındaki uluslararası başarılarıyla da anılması gerektiğini kaydeden Özköse, şehrin uluslararası alanda tanıtımına katkı sunan bu tür çalışmaların daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirtti.</p> <p> </p> <p>Özköse açıklamasında, başta Prof. Dr. Sezai Yılmaz olmak üzere operasyonun gerçekleştirilmesinde emeği bulunan tüm sağlık çalışanlarını tebrik ederek başarılarının devamını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kilittv.com/malatya-is-dunyasindan-tarihi-nakle-tebrik</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kilittvcom.teimg.com/crop/1280x720/kilittv-com/uploads/2026/06/malatya-is-dunyasindan-tarihi-nakle-tebrik.jpeg" type="image/jpeg" length="51570"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
